Öyle bir hayat yaşadım ki cennetide gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en öndenkendimi bir sahnede buldum Oynadım.Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimdehem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı biliyorsan düşmeyide bileceksin
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
24 Mayıs 2010 Pazartesi
bu askerlik elbet bitecek şafak 366 :(
GÜNAYDINNN
DÜN BLOGA BİŞEY YAZAMADIM YOĞUN BİR HAFTA SONU GEÇİRDİM AMA ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM NE KADAR YOĞUN OLURSA OKADAR KAFAM DAĞILIYOR DÜŞÜNMÜYORUM ASLINDA GECELERİDE MASA BAŞI Bİ İŞ BULSAM İYİ OLUR :)DÜN AŞKIMLA BAYAĞI KONUŞTUK BİR KEREDE OLMASADA ARA ARA BİR SÜRE SONRA KONUŞACAK BİŞEY KALMIYOR İKİMİZDE SUSUYORUZ BUNU FARKETTİM YANİ DEVAMLI OLMASIDA SORUN OLABİLİYOR GERÇİ ESKİ GÜNLER GELDİ AKLIMA ASKERE GİTMEDEN ÖNCEDE BİR SÜRE KONUŞTUKTAN SONRA SUSARDIK ÖYLECE AKLIMIZA BİŞEY GELENE KADAR GÜZELDİ YA BU HAFTA YERİ BELLİ OLACAK İNŞALLAH AMA ALIŞTIM DİYOR ŞİMDİDE BULMUŞ ARKADAŞ OLARAK ZATEN BİR -İKİ HAFTA ONUN İÇİN SONRA BULUR KAFASINA GÖRE BU HAFTA SIK ARADI DEDİMYA HAFTAYA BUKADAR SIK ARAMAZ SEYREKLEŞİR FALAN SONRADA ARADA BİR ASLINDA ONUN AÇISINDAN SEVİNİYORUM AMA KENDİMİ DÜŞÜNDÜĞÜMDEDE ÜZÜLÜYORUM BENİ UNUTTUĞUNU ÖNEMSEMEDİĞİNİ ORDAKİ ARKADAŞLARIYLA VAKİT GEÇİRMEYİ BANA TERCİH ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORYM BİRAZ BNCİLLİK GALİBA İNŞALLAH AŞARIM BU DUYGULARIDA DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ AMA BİTECEK HAYIRLISIYLA
DÜN BLOGA BİŞEY YAZAMADIM YOĞUN BİR HAFTA SONU GEÇİRDİM AMA ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM NE KADAR YOĞUN OLURSA OKADAR KAFAM DAĞILIYOR DÜŞÜNMÜYORUM ASLINDA GECELERİDE MASA BAŞI Bİ İŞ BULSAM İYİ OLUR :)DÜN AŞKIMLA BAYAĞI KONUŞTUK BİR KEREDE OLMASADA ARA ARA BİR SÜRE SONRA KONUŞACAK BİŞEY KALMIYOR İKİMİZDE SUSUYORUZ BUNU FARKETTİM YANİ DEVAMLI OLMASIDA SORUN OLABİLİYOR GERÇİ ESKİ GÜNLER GELDİ AKLIMA ASKERE GİTMEDEN ÖNCEDE BİR SÜRE KONUŞTUKTAN SONRA SUSARDIK ÖYLECE AKLIMIZA BİŞEY GELENE KADAR GÜZELDİ YA BU HAFTA YERİ BELLİ OLACAK İNŞALLAH AMA ALIŞTIM DİYOR ŞİMDİDE BULMUŞ ARKADAŞ OLARAK ZATEN BİR -İKİ HAFTA ONUN İÇİN SONRA BULUR KAFASINA GÖRE BU HAFTA SIK ARADI DEDİMYA HAFTAYA BUKADAR SIK ARAMAZ SEYREKLEŞİR FALAN SONRADA ARADA BİR ASLINDA ONUN AÇISINDAN SEVİNİYORUM AMA KENDİMİ DÜŞÜNDÜĞÜMDEDE ÜZÜLÜYORUM BENİ UNUTTUĞUNU ÖNEMSEMEDİĞİNİ ORDAKİ ARKADAŞLARIYLA VAKİT GEÇİRMEYİ BANA TERCİH ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORYM BİRAZ BNCİLLİK GALİBA İNŞALLAH AŞARIM BU DUYGULARIDA DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ AMA BİTECEK HAYIRLISIYLA
23 Mayıs 2010 Pazar
23 mayıs 2010 21:25
Bak güçLüyüm...bu sefer ufak yaLanLara inanmam.. "kıyamam" sözcüğü yok artk. oLmasında.. her şeyi dün gibi hatırlıyorum,her sancısını,her damLasını!! kazandıkLarmLa kaybettikLerimi ayrıştıraLı çok oldu, uğruna canmı veririm dedİğim insanLarın sırası değişti bende..susmuyorum artık! her şeyimi sıfırLAdığım günLerde kim ...varsa yanımda odur benim canım..benm kıyamadığım değil; bana kıyamayanlar değerli artk bende..!
22 Mayıs 2010 Cumartesi
NEFESİ KOKUN OLACAK BİRİ
onca kişi arasında yalnız olduğunu hisseder insan bazen..
böyle hisseder çünkü hep bir yanı eksiktir diğerlerine göre..
ve herkesin içinde yapayalnız olduğunu bilmek kahreder insanı aslında..
daha özel birisini ister yanında..
daha yakın ayrıca..
...ne bir dost, ne bir kardeş gibi değil..
sevgi gibi, aşk gibi..
baktığında içinin titreyeceği,her zaman yüzünü güldüreceği,
sonsuzluğu,öğretebilecek biri hani..
ağladığında ağlayacak,düştüğünde elini uzatacak,
nefesi,kokun olacak biri hani..
ve birgün bırakıp,giderken seni,
ağlatmayı değil,gülümsetmeyi başarabilecek biri hani..
böyle hisseder çünkü hep bir yanı eksiktir diğerlerine göre..
ve herkesin içinde yapayalnız olduğunu bilmek kahreder insanı aslında..
daha özel birisini ister yanında..
daha yakın ayrıca..
...ne bir dost, ne bir kardeş gibi değil..
sevgi gibi, aşk gibi..
baktığında içinin titreyeceği,her zaman yüzünü güldüreceği,
sonsuzluğu,öğretebilecek biri hani..
ağladığında ağlayacak,düştüğünde elini uzatacak,
nefesi,kokun olacak biri hani..
ve birgün bırakıp,giderken seni,
ağlatmayı değil,gülümsetmeyi başarabilecek biri hani..
askerlik bir düşse şafak 368 :(
hergün yerni bir plan yapıyoruz aşkımla hayatımıza dair gerçi biraz varsayım ama o bile mutlu ediyor tek amaç bir an önce kavuşmak
EŞLER BİRBİRNİN ELBİSESİDİR...
Eşleri birbirlerinin elbisesi !!!
“Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.”
Bakara 187
RABBİMİZ, Kur’ân’da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. “Elbise”nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, “Elbisemden bana ne?” deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız, bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz, önce kendinize zarar vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini yitiren, değer verilmeyen bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde… Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de bedeninizin saklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir “elbise” yahut “örtü” olarak, bu ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz “elbise” değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını sadece elbiseleri üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz.
Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan, bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, elbise de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir, görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok güzel bir elbise kişilik sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini söyler.
Çoğunlukla “iyi” ve “ideal” bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu “iyi” ya da “ideal” eşe, “iyi” ya da “ideal” bir eş olup olamayacağımız detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik garantisi yoktur. Öncelikle bu “iyi” eşe, “iyi” eş olmanız gerekir. Sonra da iki “iyi” eş olarak “iyi” bir ilişkiyi sürdürmenin ve geliştirmenin yollarını aramanız gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de elbiseniz olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı düşünmeyin. Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre yürümesini, ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur. Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, elbisenize daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa sebep olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil, artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, dahası sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.
HOŞUMA GİTTİ ÇOK ANLAMLI
“Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.”
Bakara 187
RABBİMİZ, Kur’ân’da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. “Elbise”nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, “Elbisemden bana ne?” deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız, bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz, önce kendinize zarar vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini yitiren, değer verilmeyen bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde… Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de bedeninizin saklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir “elbise” yahut “örtü” olarak, bu ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz “elbise” değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını sadece elbiseleri üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz.
Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan, bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, elbise de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir, görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok güzel bir elbise kişilik sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini söyler.
Çoğunlukla “iyi” ve “ideal” bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu “iyi” ya da “ideal” eşe, “iyi” ya da “ideal” bir eş olup olamayacağımız detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik garantisi yoktur. Öncelikle bu “iyi” eşe, “iyi” eş olmanız gerekir. Sonra da iki “iyi” eş olarak “iyi” bir ilişkiyi sürdürmenin ve geliştirmenin yollarını aramanız gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de elbiseniz olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı düşünmeyin. Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre yürümesini, ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur. Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, elbisenize daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa sebep olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil, artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, dahası sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.
HOŞUMA GİTTİ ÇOK ANLAMLI
MASKELİ İNSANLARI SİLDİM DEFTERİMDEN
Ben maskeli insanları sildim defterimden. Olsun, yalnızlık da hoştur.. geceye ve yalnızlığa alıştırırsan kendini, kendini beğenmiş insanlardan kaçarsın. Ve dua, üç öğün aşın, ekmeğin ve hatta aşkın olur, aşkın. Seni dünyaya bağlayan en güçlü bir bağ olur. Bunu yaşarsın. Az konuşur, az uyur, az yer, çok düşünür, çok okursun. Bunu sıra dışı olmayanlar bilemez. Belki sen de bilemezsin. Sana dostum diyorsam, bilmelisin. Bunca insanlardan süzülüp bana gelmişsen, en sevecen, en riyâsız ve en içten yüzünle. Kuşları kıskandıracak bir edayla, bana sitem edişini...... neyse, her şeyi söyletme bana..
HAFTA SONU :(
HAFTA SONLARINI SEVMİYORUM YALNIZLIĞIMI DAHA ÇOK HİSSETTİĞİM GÜNLER ONUN İÇİN DIŞARI ÇIKMAK İSTEMİYORUM TEK BAŞINA BİR ANLAMI YOK BİRDE ÇİFTLERİ GÖRÜNCE DAHA KÖTÜ OLUYORUM EVDE OLUNCADA ARAYACAKMI NE YAPTI DİYE DAHA KÖTÜ OLUYORUM NE BİLİYM BİRDE ACEMİLİĞİNDE SON 1 AY HER PAZAR BEN İNTERNETTE GÖRÜŞÜYODUK SABAH ÇIKIYODUM 4-5 GİBİ DÖNÜYODUM ZAMAN GEÇİYODU ŞİMDİ ZOR OLACAK AMA BUNADA ALIŞIRIZ HERHALDE 2 2,5 AY ÇARŞIYA ÇIKAMAZMIŞIM DEDİ BİLMİYORUM NASIL DAYANACAK BALIKESİRDEYKEN BİR HAFTA ÇARŞI YOK FALAN DEMİŞLERDİ KRİZ GEÇİRECEKTİ NEREDEYSE İLK HAFTA SONU BU HAFTA GİTTİĞİ HAFTAYI SAYMAZSAK BAKALIM ŞAFAK 368 51 HAFTA KALDI 3-4 AYI GEÇİRSEYDİK SONRASI ALLAH KERİM BAŞINDAKİLER GİTSEYDİ RAHATLARDI BAKALIM ÖYLE İŞTE
21 Mayıs 2010 Cuma
BİRAZDA KENDİMDEN
22.05.2010 09:25
GÜNAYDINN
YENİ BİR GÜN BAŞLADI BUGÜN İŞYERİNDEYİM AMA SAAT 14:00 E KADAR MESAİM STRESLİ BİR GÜN OLACAK BUGÜN DÜNKÜ YAPTIĞIM ÇALIŞMANIN KONTORLÜ YAPILIP KDVNİN VE MUH. ONAYI VERİLECEK İNŞALLAH HATA YAPMAMIŞIMDIR GERÇİ 4 AYDIR BU İŞİ YAPIYORUM 2 KERE HATA ÇIKTI AMA OLSUN HATASIZ OLUNCA VAR YA ZAFER KAZANMIŞ BİR SAVAŞÇI GİBİ MUTLU OLUYORUM TABİ HAFTAYA DA BA BS ATLATIRSAM SONRA ZATEN YENİ BİR AY BAŞLIYOR SONRA YİNE AYNI RUTİN İŞLER MUHASEBE BU İŞTE HEP BİŞEYLERİN SON GÜNÜ HER AY BİTİRDİĞİN YERDEN DİĞER AYBAŞLIYOR SEVİYORUM AMA EVRAKLARLA UĞRAŞMAK KAĞIT KALEM BİLGİSAYAR HESAPLAR BAZEN ZORLASADA SEVİYORUM ASLINDA BEN BU MESLEĞİ 1 YILDIR YAPIYORUM HAYATA 3. KEZ SIFIRDAN BAŞLADIM İNŞALLAH 4. OLMAZ İLKOKULDA HEP ANAOKULU ÖĞR.OLMAK İSTERDİM KENDİME BUNU HEDEF KOYMUŞTUM ÜNİVERSTEYE KADAR OLAN KISIMA KADAR BAŞARDIMDA LİSEYİ MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ BÖL. BİTİRDİM SONRA 2 YIL ÖSS HAZIRLANDIM İLK YILIMDA 2YIILIK GELDİ YAZDIM AMA SINAVSIZ GEÇİŞİN İLK YILI OLDUĞUNDAN YIĞILMA OLDU GELMEDİ 2 YIL YİNE AYNI DURUM ARTIK HERŞEYDEN SIKILMIŞTIM ANTEP DIŞINDA OLSUNDA NERESİ OLURSA OLSUN DEDİM ARAŞTIRDIM BAŞKA HANGİ BÖLÜM YUZAYIM DİYE ANTEPTE HALI SEKTÖRÜ ÇOK GÖZDEYDİ DESİNATÖRLÜKTE BİR OKADAR GÖZDEYDİ DEDİM YAZAYIM EK KONTENJANDA İLK 3 ÇOCUK GELİŞİMİ SONRA 3 TANE HALICILIK VE DESİNATÖRLÜK EN SONDA CİLT BAKIMI VE KUAFÖRLÜK YAZDIM SONUÇLAR AÇIKLANDIĞINDA İNTERNETTEN BAKTIM YERLEŞEMEDİNİZ YAZIYODU ARADAN BİR HAFTA GEÇTİ SONUÇ KAĞIDIM GELDİ ANNEMİN İŞYERİNDE İFTARDAN SONRA OTURUYORUZ KAGIDIN GELDİ DEDİ BAKTIM ZART BÜYÜK BU BENİM DEĞİLDİR DEDİM BAKTIM BENİM ADIM AÇTIM FIRAT ÜNİV.KEMALİYE HACI ALİ AKIN MYO HALICILIK BÖL.YERLEŞTİRİLDİNİZ YAZIYOR DEDİM BU NE ANNE YERLEŞTİRİLMİŞİM MUUCİZE DEDİM YA KAYIT TARİHİNİN SON GÜNÜ 28 EKİM VE BEN BUNU 27 EKİM AKŞAM SAAT 20:00 DE GÖRÜYORUM ANNEM GİTME DEDİ BİR YIL DAHA HAZIRLAN KENDİ BÖL. GİT YOK EBRU DURURMU GECE 12 DE DAYIMLA OTUBÜSE BİNDİK ELAZIĞA GİTTİK ELAZIĞDA DEĞİLMİŞ BENİM OKULUM ERZİNCANIN İLÇESİYMİŞ ARAÇ YOK 3,5 SAAAT UZAKLIKTA KAFAYI YİCEM BİR ŞEKİLDE HARÇ ÖDEDNDİ BAYRAMA 2 GÜN KALA ÖZEL TAKSİYLE DAYIMIN OĞLUYLA BERABER YOLA ÇIKTIK ANTEPTEN KEMALİYE 8-9 SAAT SÜRÜYOR HERNEYSE BÖYLE BİR MACERAYDI ÜNİVERSTE HAYATINA BAŞLAMAM 06.11.2005TE BAŞLADIM 6 AY ALIŞMAM SÜRDÜ OKUDUĞUM YER HAKKINDA DAHA DETAYLI BİLGİ VERİCEM YANİ HALICILIK BÖLÜMÜNÜ BİTİRDİM EL HALICILIĞI ANTEBE GELDİM YIL 2009 İŞ ARADIM TECRÜBE VE HANGİ PROGRAMLARI BİLİYOSUN KURSADA GİTTİK BİR PROGRAM ÇIKTI YENİ ONU BİLMİYOSAN YOK TECRÜBEDE YOK ANTEP DIŞINDA İŞ VAR AİLEN GÖNDERMİYOR NE YAPAYIM NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ DEDİK BİR ÇEYİZ MAĞZASINDA KASIM 2008DE İŞE BAŞLADIM OCAK 2009DA AYRILDIM SONRA BİLGİSAYARLI MUH.KURSU AÇILMIŞTI ONA GİTTİM 4 AY O ARADA NİSAN 2009 DA NİŞANLANDIM MAYISTA 4 DE STAJA BAŞLADIM ŞUAKİ ÇALIŞTIĞIM YERDE 15 GÜN SONRA KADROYA GEÇTİM BİR YILDIR ÇALIŞIYORUM BÖYLE İŞTE ŞUANDA ACİL BİR FATURA KESMEM GEREK GÖRÜŞÜRZ
GÜNAYDINN
YENİ BİR GÜN BAŞLADI BUGÜN İŞYERİNDEYİM AMA SAAT 14:00 E KADAR MESAİM STRESLİ BİR GÜN OLACAK BUGÜN DÜNKÜ YAPTIĞIM ÇALIŞMANIN KONTORLÜ YAPILIP KDVNİN VE MUH. ONAYI VERİLECEK İNŞALLAH HATA YAPMAMIŞIMDIR GERÇİ 4 AYDIR BU İŞİ YAPIYORUM 2 KERE HATA ÇIKTI AMA OLSUN HATASIZ OLUNCA VAR YA ZAFER KAZANMIŞ BİR SAVAŞÇI GİBİ MUTLU OLUYORUM TABİ HAFTAYA DA BA BS ATLATIRSAM SONRA ZATEN YENİ BİR AY BAŞLIYOR SONRA YİNE AYNI RUTİN İŞLER MUHASEBE BU İŞTE HEP BİŞEYLERİN SON GÜNÜ HER AY BİTİRDİĞİN YERDEN DİĞER AYBAŞLIYOR SEVİYORUM AMA EVRAKLARLA UĞRAŞMAK KAĞIT KALEM BİLGİSAYAR HESAPLAR BAZEN ZORLASADA SEVİYORUM ASLINDA BEN BU MESLEĞİ 1 YILDIR YAPIYORUM HAYATA 3. KEZ SIFIRDAN BAŞLADIM İNŞALLAH 4. OLMAZ İLKOKULDA HEP ANAOKULU ÖĞR.OLMAK İSTERDİM KENDİME BUNU HEDEF KOYMUŞTUM ÜNİVERSTEYE KADAR OLAN KISIMA KADAR BAŞARDIMDA LİSEYİ MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ BÖL. BİTİRDİM SONRA 2 YIL ÖSS HAZIRLANDIM İLK YILIMDA 2YIILIK GELDİ YAZDIM AMA SINAVSIZ GEÇİŞİN İLK YILI OLDUĞUNDAN YIĞILMA OLDU GELMEDİ 2 YIL YİNE AYNI DURUM ARTIK HERŞEYDEN SIKILMIŞTIM ANTEP DIŞINDA OLSUNDA NERESİ OLURSA OLSUN DEDİM ARAŞTIRDIM BAŞKA HANGİ BÖLÜM YUZAYIM DİYE ANTEPTE HALI SEKTÖRÜ ÇOK GÖZDEYDİ DESİNATÖRLÜKTE BİR OKADAR GÖZDEYDİ DEDİM YAZAYIM EK KONTENJANDA İLK 3 ÇOCUK GELİŞİMİ SONRA 3 TANE HALICILIK VE DESİNATÖRLÜK EN SONDA CİLT BAKIMI VE KUAFÖRLÜK YAZDIM SONUÇLAR AÇIKLANDIĞINDA İNTERNETTEN BAKTIM YERLEŞEMEDİNİZ YAZIYODU ARADAN BİR HAFTA GEÇTİ SONUÇ KAĞIDIM GELDİ ANNEMİN İŞYERİNDE İFTARDAN SONRA OTURUYORUZ KAGIDIN GELDİ DEDİ BAKTIM ZART BÜYÜK BU BENİM DEĞİLDİR DEDİM BAKTIM BENİM ADIM AÇTIM FIRAT ÜNİV.KEMALİYE HACI ALİ AKIN MYO HALICILIK BÖL.YERLEŞTİRİLDİNİZ YAZIYOR DEDİM BU NE ANNE YERLEŞTİRİLMİŞİM MUUCİZE DEDİM YA KAYIT TARİHİNİN SON GÜNÜ 28 EKİM VE BEN BUNU 27 EKİM AKŞAM SAAT 20:00 DE GÖRÜYORUM ANNEM GİTME DEDİ BİR YIL DAHA HAZIRLAN KENDİ BÖL. GİT YOK EBRU DURURMU GECE 12 DE DAYIMLA OTUBÜSE BİNDİK ELAZIĞA GİTTİK ELAZIĞDA DEĞİLMİŞ BENİM OKULUM ERZİNCANIN İLÇESİYMİŞ ARAÇ YOK 3,5 SAAAT UZAKLIKTA KAFAYI YİCEM BİR ŞEKİLDE HARÇ ÖDEDNDİ BAYRAMA 2 GÜN KALA ÖZEL TAKSİYLE DAYIMIN OĞLUYLA BERABER YOLA ÇIKTIK ANTEPTEN KEMALİYE 8-9 SAAT SÜRÜYOR HERNEYSE BÖYLE BİR MACERAYDI ÜNİVERSTE HAYATINA BAŞLAMAM 06.11.2005TE BAŞLADIM 6 AY ALIŞMAM SÜRDÜ OKUDUĞUM YER HAKKINDA DAHA DETAYLI BİLGİ VERİCEM YANİ HALICILIK BÖLÜMÜNÜ BİTİRDİM EL HALICILIĞI ANTEBE GELDİM YIL 2009 İŞ ARADIM TECRÜBE VE HANGİ PROGRAMLARI BİLİYOSUN KURSADA GİTTİK BİR PROGRAM ÇIKTI YENİ ONU BİLMİYOSAN YOK TECRÜBEDE YOK ANTEP DIŞINDA İŞ VAR AİLEN GÖNDERMİYOR NE YAPAYIM NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ DEDİK BİR ÇEYİZ MAĞZASINDA KASIM 2008DE İŞE BAŞLADIM OCAK 2009DA AYRILDIM SONRA BİLGİSAYARLI MUH.KURSU AÇILMIŞTI ONA GİTTİM 4 AY O ARADA NİSAN 2009 DA NİŞANLANDIM MAYISTA 4 DE STAJA BAŞLADIM ŞUAKİ ÇALIŞTIĞIM YERDE 15 GÜN SONRA KADROYA GEÇTİM BİR YILDIR ÇALIŞIYORUM BÖYLE İŞTE ŞUANDA ACİL BİR FATURA KESMEM GEREK GÖRÜŞÜRZ
SON BİR KAYIT BARDAĞI YERE BIRAKIN
BARDAĞI YERE BIRAKIN BUGÜN
Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu.
-"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
-50gm!' .... '100gm!' .....'125gm'..diye öğrenciler yanıtladı.
-"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem, " dedi profösör, "ama, benim sorum şu ki :"Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
-'Hiçbir şey' diye yanıtladı öğrenciler.
-"Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez.
-"Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı
-"Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"
-"Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!".
Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.
-"Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?"diye sordu profesör.
-"Hayır." diye yanıtladı herkes.
-Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
-"Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu.
-"Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
-"Kesinlikle! " dedi, profesör.
"Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu.
-"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
-50gm!' .... '100gm!' .....'125gm'..diye öğrenciler yanıtladı.
-"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem, " dedi profösör, "ama, benim sorum şu ki :"Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
-'Hiçbir şey' diye yanıtladı öğrenciler.
-"Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez.
-"Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı
-"Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"
-"Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!".
Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.
-"Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?"diye sordu profesör.
-"Hayır." diye yanıtladı herkes.
-Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
-"Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu.
-"Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
-"Kesinlikle! " dedi, profesör.
"Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
AŞKIM
AŞKIM BENİM EVE YENİ GELDİM BUGÜN TAM BİR HAFTA OLDU GİDELİ ZAMAN TUAF HEM HİÇ GEÇMEMİŞ GİBİ HEMDE ÇOK ÇABUK GEÇMİŞ GİBİ GELİYOR BİTANEM BENİM... SABIR ELBET GEÇECEK BUGÜNLER SENİNLE ÇOK GÜZEL GÜNLER HAYAL EDİYORUM BENİ AYAKTA TUTAN ONLAR BEN HERGÜN HER AN BU HAYLLERLE YAŞIYORUM... KENDİME GELİNLİK MODELİ SEÇTİM BİLE DAVETİYEMİZDE HAZIR AŞKIM.:)BUNUN HAYALİNİ KURMAK BİLE ÇOK GÜZEL.. BELİRSİZCE BEKLEMEKTEN ARTIK ENGELİMİZ KALKMAK ÜZERE BİTANEM BİZ NE DAĞLAR NE ENGELLER AŞTIK... İÇİMDE KALAN SENİNLE YAŞAMAK İSTEDİĞİM OKADAR ÇOK ŞEY VARKİ BİTANEM UZAKLIK YÜZÜNDEN YAŞAYAMADIĞIMIZ HEPSİNİ YAŞAYACAĞIMIZI HAYAL EDİYORUM ONLARLA AVUTUYORUM KENDİMİ
BELKİ SEN NE DERTTESİN BEN NE DERTTEYİM DERSİN AMA İNAN BEN BALIKESİRE GİTTİĞİNDE HAYATA KÜSTÜM BİRT EK NEFES ALIYODUM AMA ÖYLE YAPINCA ZAMAN HİÇ GEÇMİYOR AŞKIM İNAN ŞU ANDA DAHA BÜYÜK SORUNLARIMIZ BELKİ VAR ÇOKTA CİDDİ AMA BEN BU SORUNLARI SENİNLE BERABER AŞACAĞIMIZA İNANIYORUM AMA YALNIZ SENİNLE.....YANIMDA OLMADIĞINI DÜŞÜNME SEN BENİM HERZAMAN YANIMDASIN KALBİMDESİN BİTANEM BUNLARI AŞICAZ SEVGİMİZ BUNUDA YENECEK.. AMA İNAN BEN SENİN SEVGİNE GÜVENİYOSAM SEN BENİMKİNE GÜVENİYOSAN SORUN YOK KİM GELİRSE GELSİN AYIRAMAZLAR AŞKIM BİZİ.... BİZ O KELEPÇLERİ BİR KERE TAKTIK ELİMİZE ANAHTARINIDA DENİZE ATTIK BAŞKA ANAHTARI YOK BAŞKA ANAHTAR AÇMAZ!!! SANA 3,5 YILDIR HİÇ BUKADAR NET KESİN KONUŞMAMIŞTIM AMA ŞİMDİ DİYORUM SON NEFESİMİ VERECEĞİMİ DE BİLSEM SENİN YANINDA VERİRİM BU KADAR BAŞKA SÖZE GEREK YOK...... RABBİM SENİ ALNIMA YAZSSIN İNŞALLAH BİR ÖMÜR KURACAĞIMIZ YUVADA BİZİ MUTLU ETSİN AMİNNNNNNNN SENİ ÇOK SEVİYORUM BİTANEM ASKERİM GURURM BENİM
BELKİ SEN NE DERTTESİN BEN NE DERTTEYİM DERSİN AMA İNAN BEN BALIKESİRE GİTTİĞİNDE HAYATA KÜSTÜM BİRT EK NEFES ALIYODUM AMA ÖYLE YAPINCA ZAMAN HİÇ GEÇMİYOR AŞKIM İNAN ŞU ANDA DAHA BÜYÜK SORUNLARIMIZ BELKİ VAR ÇOKTA CİDDİ AMA BEN BU SORUNLARI SENİNLE BERABER AŞACAĞIMIZA İNANIYORUM AMA YALNIZ SENİNLE.....YANIMDA OLMADIĞINI DÜŞÜNME SEN BENİM HERZAMAN YANIMDASIN KALBİMDESİN BİTANEM BUNLARI AŞICAZ SEVGİMİZ BUNUDA YENECEK.. AMA İNAN BEN SENİN SEVGİNE GÜVENİYOSAM SEN BENİMKİNE GÜVENİYOSAN SORUN YOK KİM GELİRSE GELSİN AYIRAMAZLAR AŞKIM BİZİ.... BİZ O KELEPÇLERİ BİR KERE TAKTIK ELİMİZE ANAHTARINIDA DENİZE ATTIK BAŞKA ANAHTARI YOK BAŞKA ANAHTAR AÇMAZ!!! SANA 3,5 YILDIR HİÇ BUKADAR NET KESİN KONUŞMAMIŞTIM AMA ŞİMDİ DİYORUM SON NEFESİMİ VERECEĞİMİ DE BİLSEM SENİN YANINDA VERİRİM BU KADAR BAŞKA SÖZE GEREK YOK...... RABBİM SENİ ALNIMA YAZSSIN İNŞALLAH BİR ÖMÜR KURACAĞIMIZ YUVADA BİZİ MUTLU ETSİN AMİNNNNNNNN SENİ ÇOK SEVİYORUM BİTANEM ASKERİM GURURM BENİM
GÖZYAŞLARI
Her gözyaşının ayrı bir anlamı vardı.
Her damlanın hangi zamanda, hangi mekanda, hangi kişiyle paylaşıldığı
önemliydi.
Gözyaşları ne kadar çok şeye tercümanlık yapıyordu. Damladığı,
süzüldüğü,
...aktığı veya kana
dönüştüğü zaman hep ayrı manaları vardı.
Gözyaşları gizli duyguları açığa vuran mektuplar gibiydi...
Her damlanın hangi zamanda, hangi mekanda, hangi kişiyle paylaşıldığı
önemliydi.
Gözyaşları ne kadar çok şeye tercümanlık yapıyordu. Damladığı,
süzüldüğü,
...aktığı veya kana
dönüştüğü zaman hep ayrı manaları vardı.
Gözyaşları gizli duyguları açığa vuran mektuplar gibiydi...
AĞLADIM
sustum sözlerimi..kıstım bakışlarımı..yoruldum..oturdum bir köşeye..dayadım
başımı dizlerime..ağladım..hıçkıra hıçkıra saatlerce..neden ve niçin diye sorma
bile..olana bitene..gidene,gelmeyene..sevene, seviyorum deyip terkedene
..geçenlere,göçenlere..dostlara,vefasızlara ve de içimde tortulaşan bütün
acılarıma..alarak çocukluğumu koynuma.....ve ağlamaktan korkmadan, girip
yüreğimdeki düş bahçeme kimsesizce ağladım...
başımı dizlerime..ağladım..hıçkıra hıçkıra saatlerce..neden ve niçin diye sorma
bile..olana bitene..gidene,gelmeyene..sevene, seviyorum deyip terkedene
..geçenlere,göçenlere..dostlara,vefasızlara ve de içimde tortulaşan bütün
acılarıma..alarak çocukluğumu koynuma.....ve ağlamaktan korkmadan, girip
yüreğimdeki düş bahçeme kimsesizce ağladım...
SENİ ÇOK SEVİYORUM
SENİ ÇOK SEVİYORUM BİTANEM
Bir parçani birakiyorum
Dokundugum her yerde
Parmak izlerim gibisin
Sevdigim ellerimde
Yaprak yaprak döküldügüm
Dügüm dügüm
çözüldügüm
Seni çok seviyorum
Gitme desen ölüyorum
Sende hep kayboluyorum
Gözlerin güze dönmüs
Bakisinla kuruyorum
Umut umut sarildigim
Çocuk çocuk darildigim
Fidan fidan kirildigim
Seni çok seviyorum
Bir parçani birakiyorum
Dokundugum her yerde
Parmak izlerim gibisin
Sevdigim ellerimde
Yaprak yaprak döküldügüm
Dügüm dügüm
çözüldügüm
Seni çok seviyorum
Gitme desen ölüyorum
Sende hep kayboluyorum
Gözlerin güze dönmüs
Bakisinla kuruyorum
Umut umut sarildigim
Çocuk çocuk darildigim
Fidan fidan kirildigim
Seni çok seviyorum
SEVGİNİN AŞKIN MANTIĞI YOK NEDENİ NİÇİNİ YOK SEBEP YOK SEVMEK İÇİN
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış,
yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere y...uvarlanmış ve hafif yaralanmış.Sokaktan geçen...ler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.Hemşireler,
önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her
hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini'
söylemişler.Yaşlı bey huzursuzlanmış;"acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş.Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar."Eşim huzur evinde kalıyor.Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş."Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.Yaşlı adam üzgün bir ifade ile ;"Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.Hemşireler hayretle ;"Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?"diye sormuşlar.Adam buruk bir sesle ;"Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş
yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere y...uvarlanmış ve hafif yaralanmış.Sokaktan geçen...ler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.Hemşireler,
önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her
hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini'
söylemişler.Yaşlı bey huzursuzlanmış;"acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş.Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar."Eşim huzur evinde kalıyor.Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş."Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.Yaşlı adam üzgün bir ifade ile ;"Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.Hemşireler hayretle ;"Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?"diye sormuşlar.Adam buruk bir sesle ;"Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş
CANA CANAN LAZIM
21/05/2010 19:49
CANA CANAN LAZIM DESEM.
YÜREGİME SEN LAZIM
SANA BENİ VERSEM
SENİ SENDEN İSTESEM
BENİ ALIR MISIN?
SENİ VERİR MİSİN?
AŞK DESEM BİZ DER MİSİN?
SEVİYORUM DESEM BEN DE DER MİSİN?
YA SEN YA ÖLÜM DESEM ÖLME DER MİSİN?
SENSİZ YAŞAYAMAM DESEM
BEN DE DER MİSİN?
ANLATSAM ANLA ARTIK DESEM
ANLAR MISIN?
UZATSAM YÜREĞİMİN ELLERİNİ
YÜREĞİNİN ELLERİYLE TUTAR MISIN ?
CANA CANAN LAZIM DESEM.
YÜREGİME SEN LAZIM
SANA BENİ VERSEM
SENİ SENDEN İSTESEM
BENİ ALIR MISIN?
SENİ VERİR MİSİN?
AŞK DESEM BİZ DER MİSİN?
SEVİYORUM DESEM BEN DE DER MİSİN?
YA SEN YA ÖLÜM DESEM ÖLME DER MİSİN?
SENSİZ YAŞAYAMAM DESEM
BEN DE DER MİSİN?
ANLATSAM ANLA ARTIK DESEM
ANLAR MISIN?
UZATSAM YÜREĞİMİN ELLERİNİ
YÜREĞİNİN ELLERİYLE TUTAR MISIN ?
MESAİ
UZUN BİR ARADAN SONRA MESAİYE KALDIM ASLINDA MESAİYE KALDIĞIMDA İYİ OLUYOR BİDE YALNIZ OLSAM DAHA GÜZEL AMA NEYSE AŞKIM ARAR BİRAZDAN YOKSA BEN ARARIM 8 DEN SONRA VEYA 9:30 DAN SONRA BUGÜNÜDE BİTİRDİK ÇOK ŞÜKÜR GÜNEŞ BATTI GÜNLERİN NEKADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU ÖĞRETİYOR BU SÜREÇ AŞKIM DÜN AKŞAM ASKERLİK TEKTİP OLUP OLMAYACAĞI EYLÜLDE AÇIKLANACAKMIŞ ŞUANDA KISA DÖNEM ALMIYORLARMIŞ OZAMAN KESİN ÇIKAR DİYE DÜŞÜNÜYORUM VALLA ÖYLE GÜZEL OLURKİ ŞAFAKTAN 90 DÜŞMEK SÜPER OLUR BU ARADA AŞKIM ARADI BİRAZ ÖNCE KARNI AĞRIYOMUŞ YEMEKLERDEN HERHALDE YEMEKLERİDE YİYEMİYOMUŞ YAZIK BENİM AŞKIMA SAAT 7 YE GELİYOR BEN İŞİMİ BİTİREYİM HEMEN AŞKIM 9:30DA İŞTİMA VAR SONRA EVE YETİŞYM AŞKIM ARARSA EVDE OLAYIM BİTANEM BENİM YA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)